Konuşmasında, Erdoğan, Kara Harp Okulu'nun tarih boyunca Türk milletinin güvenliğinin teminatı olan nitelikli subaylar yetiştirdiğini vurguladı. Bu eğitim kurumunun, ülkenin savunma gücünü artırma ve uluslararası düzeydeki askeri standartlara uygun olarak eğitim vermede üstlendiği kritik role dikkat çekti. Ayrıca, yeni mezun subayların, ülkenin güvenliğini ve egemenliğini koruma konusundaki kararlılıklarını ve fedakarlıklarını yineledi.
Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin modernizasyonuna ve teknolojiye olan bağlılığını da ifade ederek, genç subayların çağın gereksinimlerine uygun bilgi ve becerilerle donatılmasının önemine vurgu yaptı. Milli Savunma Üniversitesi'nin, uluslararası askeri eğitim standartlarını yakından takip ederek, Türkiye'nin savunma stratejilerini güçlendirdiğine dikkat çekti.
Tören sırasında, Erdoğan ayrıca Kara Harp Okulu'nun 230. kuruluş yıl dönümüne atıfta bulunarak, bu uzun geçmişin gurur verici bir başarı öyküsü olduğunu belirtti. Yeni mezun subaylara, ülkenin savunma sahasında en üst düzeyde görev yapmaları için gereken motivasyonu ve disiplini kazandırma konusunda hem ailelerinin hem de eğitim kadrosunun büyük bir özveriyle çalıştığını vurguladı.
Sancak Devir Teslim Töreni, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin köklü geleneklerini yaşatmaya devam ederken, genç subayların da bu geleneklere sahip çıkacağına olan inancını pekiştirdi. Erdoğan'ın konuşması, hem askerî tarih hem de modern savunma stratejilerinin birleşimi açısından büyük bir anlam taşıyor.
30 Ağustos Zafer Bayramı'nda Şehitlerimizi Anma ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ne Övgü
Bugün, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarının 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı coşkuyla kutluyoruz. Bin yılı aşkın süredir vatanımızın güvenliğini sağlayan aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize en derin şükranlarımı sunuyorum. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını da minnetle yad ediyoruz. Bu büyük zafer, milletimizin bağımsızlık iradesinin tüm dünyaya ilan edildiği anıdır ve Cumhuriyetimize giden yolun açılmasında önemli bir dönüm noktasıdır. Büyük Zafer, hem kahraman ordumuzun hem de aziz milletimizin bayramıdır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Dumlupınar'da zafer kazanan ordumuza, "Meydan Muharebesinde zalim bir ordunun temel unsurlarını inanılmaz derecede kısa bir sürede yok ettiniz. Milletimizin fedakarlıklarına layık olduğunuzu ispat ettiniz. Büyük Türk Milleti, istikbalinden emin olduğunda haklıdır. Herkesin aklını, yiğitliğini ve gayretini yarışırcasına göstermeye devam etmesini isterim. Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri" sözleriyle cesaret vermiştir.

Büyük Zafer'in Coşkusunu Hep Birlikte Yaşayacağız
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenecek özel programla bu akşam, Büyük Zafer'in coşkusunu hep birlikte yaşayacağız. Ağustos ayını, bir kez daha muhteşem bir zaferin coşkusuyla uğurlayarak, ordumuzu ve güvenlik güçlerimizi dualarımızla destekleyeceğiz.

Yeni Çelikten Bilekler Ordumuza Katılıyor
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tarihe adını yazdırmış birçok mümtaz şahsiyet, Kara Harp Okulu'nda eğitim almış ve bugün ordumuzun saflarında başarıyla görev yapmaktadır. Kara Harp Okulu'ndan bu yıl mezun olan 989 öğrenci, diplomalarını alarak ordumuzun saflarına katılacak. Her bir teğmenimizi tebrik ediyor, alınlarından öpüyorum. Mezunlarımızı en iyi şekilde yetiştiren hocalarımıza ve komutanlarımıza da teşekkür ediyorum.
15 Temmuz'un Ardından Güçlenerek Yükseldik
15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından yaşanan felaketi, en az hasarla atlattık. FETÖ'cü hainlerin yol açtığı tahribatı kısa sürede telafi ettik ve ordumuzun eksiklerini gidermek için kapsamlı çalışmalar yaptık. Harp okullarımızı ve Milli Savunma Üniversitesi'ni yeniden yapılandırarak, ordumuzun gücüne güç kattık. Silahlı Kuvvetlerimiz, sorumluluk aldığı her yerde başarılı bir şekilde görevini yerine getiriyor.
FETÖ ve Vesayet Heveslilerine Karşı Dikkatli Olacağız
Üniversitemizi karalamaya yönelik artan algı operasyonlarının arkasında, ordumuzun başarıları ve asli görevine odaklanmadaki başarısı yer alıyor. Başarı grafiğimiz yükseldikçe eski Türkiye kalıntılarının rahatsızlığı da artıyor. Bu durumu fırsat bilerek, FETÖ'cü hainleri ve vesayet heveslilerini başarılarımızla rahatsız etmeye devam edeceğiz.
Türk Askerliği ve Vatan Sevgisi
Tarihimiz boyunca devlet komutan, millet ise asker olmuştur. Her Türk, asker doğar. Bu anlayış, milletimizin varlık yokluk mücadelesinin bir parçası olarak görülür. Türk Silahlı Kuvvetleri, milletimizin bağımsızlığının, milli birlik ve beraberliğinin güvencesidir. Ayrıca, ay yıldızlı bayrağımızla dünyanın dört bir yanındaki mazlumlar için umut kaynağıdır. Bu akşam, Külliye'deki programda yurt dışındaki kahraman askerlerimizle de kucaklaşacağız.
Coğrafi ve Kültürel Öneme Vurgu
Türkiye, coğrafi olarak bir köprü ve kültürel olarak bir merkezdir. Bu coğrafyada bağımsız yaşamak her babayiğidin harcı değildir. Küçük bir zafiyet bile büyük tehditlere yol açabilir. Gabar, Tendürek ve Bestler Deresi'nde teröristleri etkisiz hale getirdik, bundan sonra da aynı kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz. Rehaveti, zayıflığı ve tembelliği kesinlikle kabul etmiyoruz.
Kudüs ve Filistin İçin Dayanışma
Azerbaycan'la olduğu gibi, Türk cumhuriyetlerindeki tüm kardeşlerimizle kalplerimiz aynı atmaktadır. Kudüs'e sırtımızı dönmemiz mümkün değildir. Filistin topraklarına gözlerimizi kapatamayız. İsrail'in 11 aydır uyguladığı soykırımın feryatlarına kulaklarımızı tıkayamayız. İstanbul'la Kudüs'ü, Gazze'yi Gaziantep'ten ayıramayız.
ABONE OL
YORUM YAP