Yatırımcıların başlangıçta döviz kurunun düşük olmasından şikayet etmeleri, ekonomik büyümeye dair beklentilerle birlikte yerli ve yabancı yatırımcıların güvenini sarsmıştı. Ancak, kurdaki yükselişin başlamasıyla birlikte yatırımcılar, bu kez de hızla yükselen kurun yarattığı belirsizlikler karşısında endişelerini dile getirmeye başladı. Bu durum, yatırımcılar arasında ikilem yaratırken, piyasaların genel seyrini de etkiliyor.
Yeni hafta öncesinde uzmanlar, kurdaki bu dalgalanmanın borsada tepki alımlarını tetikleyebileceğini belirtiyor. Döviz kurundaki oynaklık, şirketlerin karlılıklarını ve dolayısıyla borsadaki performanslarını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle, yatırımcıların bu hafta özellikle döviz kurlarındaki hareketleri yakından takip ederek stratejilerini yeniden gözden geçirmeleri öneriliyor.
Yeni haftada borsada tepki alımlarının ön plana çıkabileceği bir dönem yaşanabilir. Yatırımcıların, döviz kuru ve borsa arasındaki bu hassas dengeyi gözeterek, doğru adımlar atması büyük önem taşıyor.
Geçen hafta, hisse senetleri piyasasında yaşanan satış baskısı daha da yoğunlaştı. Cuma günü FED Başkanı Powell'ın açıklamalarının ardından küresel piyasalarda doların zayıflaması ve artan risk iştahı öne çıkan başlıca temalar olurken, Türkiye’de hisse senetleri üzerindeki satış baskısı artmaya devam etti.

Borsa İstanbul’da Sert Düşüş: Son 5 Haftada %14’lük Gerileme
BIST100 endeksi, haftanın son işlem gününü %2,6 oranında bir düşüşle tamamlarken, bankacılık sektörü hisselerindeki düşüş %3’e ulaştı. Daha geniş bir perspektiften bakıldığında, son beş haftada Borsa İstanbul ana endeksinde yaşanan toplam kayıp %14’e yaklaştı. Kıbrıs İktisat Bankası tarafından yapılan analizde, döviz cephesinde de doların Türk Lirası karşısında %3,3 değer kazandığı, TL'nin sepet kura karşı ise %5’e yakın bir değer kaybı yaşadığı vurgulandı. Bu süreçte, Türk Lirası’nın reel faiz getirisine rağmen yaşanan bu düşüşlerin, piyasadaki huzursuzluğu daha da artırdığına dikkat çekildi.
Analizde ayrıca, son bir yılı aşkın sürede Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) uyguladığı politikalarla rezervlerin eksi 75 milyar dolardan artı 21 milyar dolara çıkarıldığı ve dolarizasyon eğiliminde ciddi bir gerileme sağlandığı ifade edildi. Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarından çıkışın ivme kazanmasıyla, toplam mevduat havuzunda yabancı para mevduatın oranının %72’den %47 seviyelerine kadar gerilediği belirtildi. Ancak, TCMB'nin ekonomiyi stabilize etmek için attığı bu adımların ardından, yılın son dört ayında Türk Lirası’nın aynı ölçüde getiriler sunmasının beklenmediği ve kurun faiz ve enflasyon kadar artmasına izin verileceği öngörüldü.

Altın Piyasasında Son Durum: Yatırımcılar ne Bekliyor?
Altın, son dönemde artan talep ve fiyat hareketleriyle dikkat çekerken, Türk yatırımcılarının altın alımlarındaki artış, dolar kuru üzerinde de belirleyici bir faktör haline geldi. Artan altın talebiyle birlikte, Kapalı Çarşı'daki fiziki dolar fiyatlarının bankalararası piyasalardaki dijital dolar fiyatlarının üzerine çıktığı gözlemlendi. Bu gelişmelerin, Türkiye’nin ihracatçılar ve turizmciler açısından rekabet avantajını kaybetmesine yol açabileceği ifade edilirken, ithalatın daha avantajlı hale geldiği yönündeki yorumların da altı çizildi. Bu bağlamda, TCMB’nin döviz kuru üzerinde baskıyı azaltacağı ve kurun enflasyon ile faiz oranları kadar artmasına izin vereceği belirtiliyor. Özellikle zayıf dolar temasının küresel piyasalarda güçlendiği son haftalarda, Türk Lirası’nın EUR ve GBP gibi para birimlerine karşı değer kaybının hızlanabileceği ve TL'nin dövize oranla daha cazip getiri sunma ihtimalinin azaldığı düşünülüyor.
TCMB'nin analitik bilançosu döviz talebindeki artışı teyit ederken, hafta ortasında TCMB’nin döviz pozisyonunda yaklaşık 3,8 milyar dolarlık bir kötüleşme kaydedildi. USD/TRY kuru haftayı psikolojik 34 seviyesinden tamamlarken, hisse senetleri cephesinde ise Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in istifa edeceği yönündeki söylentiler, bizzat Şimşek tarafından yalanlandı. Bu gelişmenin ardından, yeni haftanın tepki alımlarıyla başlaması ve piyasalarda bir toparlanma yaşanması bekleniyor. Eğer piyasalarda dipten dönüş yaşandığına dair işaretler güçlenirse, hisse senetleri cephesinde ağırlık artırılabilir.
ABONE OL
YORUM YAP