Beyin Sağlığı ve Hasta Derneği (BEYİNDER) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Füsun Mayda Domaç, Dünya Uyku Günü dolayısıyla AA muhabirine uykunun, yaşayan kişinin çevreyle iletişiminin geri döndürülebilir bir biçimde kaybolduğu, duyusal uyaranlarla uyandırılabildiği, periyodik, belli süreli, tekrar edici ve geçici bir fizyolojik durum olarak tanımlandığını bildirdi. En ideal ve dinlendirici uykunun gece uykusu olduğunu vurgulayan Füsun Domaç, uykunun tüm bedeni, beyin ve organları uyanıklık için hazırlayan bir süreç içerisinde olduğunun altını çizdi. Füsun Domaç, uyku esnasında vücudun dinlendiğini ve adeta tamir edildiğini edildiğini bildirerek, "Uyku sürecinde bağışıklık sistemi yenilenir, bilgiler süzülerek gerekli olanlar hafızaya kaydedilir, metabolizma düzenlenir ve büyüme hormonu gibi hormon salınımı olur." dedi. Uyku süresinin, uyumak için yatağa gitme saatinin, uykuya dalma zamanının ve sabah uyanma zamanının kişiden kişiye farklılık gösterdiğini anlatan Füsun Domaç, şu bilgileri duyurdu: "İdeal uyku süresi, bir kişinin gece boyunca kesintisiz uyuduğu, sabah dinlenmiş olarak uyandığı ve gün içinde zinde hissettiği, gün boyu uyku ihtiyacı olmadan akademik, sosyal ve bedensel işlevlerini yerine getirebildiği süredir. İdeal uyku süresi 6-8 saat arasındadır. Toplumun yüzde 85'i saat 22.00-24.00 arasında, yüzde 15'i ise 22.00'den daha erken veya gece yarısından sonra uyuduklarını ifade ediyor.Uyku saatlerinin düzensiz olması, uykuya dalamama veya uykuyu sürdürememe, uyku sırasında horlama, uykuda nefesinin tıkanması veya boğuluyormuş gibi bir hisle uyanma, dişlerini gıcırdatma, uykuya dalmadan önce bacaklarda uyuşma, ağrı, karıncalanma gibi hislerin olması, sabah dinlenmiş olarak uyanamama, uyandıktan sonra görülen baş ağrısı, gün içinde aşırı uykululuk, dikkat azalması, iş veya okul performansında azalma gibi şikayetleri olan kişide uyku ile ilişkili bir hastalığın olabileceği akla gelmelidir.""Ailesinde uykusuzluk hastalığı olanlarda, hastalık ihtimali artmaktadır" Füsun Domaç, uykusuzluğun en sık rastlanılan sıkıntılarından biri olduğunu belirterek, şu şekilde konuştu: "Uykuya dalmak ve uykuyu kesintisiz devam ettirebilmek için yatılan odanın sessiz ve karanlık olması, oda sıcaklığının 18-20 derece, yatağın ve yastığın rahat olması önemlidir. Bu koşullar sağlanmış olmasına rağmen uykuya dalmada yarım saatten fazla zorluk çekiliyorsa veya uykuya dalıp gece uyanıldığında tekrar uykuya dalmak yarım saatten uzun sürüyorsa ya da sabah uyanılması planlanan saatten yarım saatten daha erken uyanılıyorsa, bu bulgular en az 1 aydır haftada en az 3 gece oluyorsa uykusuzluktan bahsedilebilir."
ABONE OL
YORUM YAP